bizi yalnız bırakmayan tek şey..
13:12

bizi yalnız bırakmayan tek şey..



dert ortağın, tek sırdaşın, gereksiz hatırlatmalara ihtiyaç duymadan randevusuz buluşma yerinde olan, gitmesen de darılmayan, asla terketmeyen, herkes gittiğinde, sırtını döndüğünde istisnasız yanında olan, eşsiz dosttur, gerçek yoldaştır... alıştıkça ona daha bir çekilmez olur samimiyetsiz kalabalıklar, her ne kadar insanlar tarafından yanında birilerinin olması durumunda geçersiz sayılsa da aslında hiçbir zaman terketmez seni, bırakılmazındır anlaşılamasa da. 

kişinin, anlamaktan aciz insanların doluştuğu dünyadan hızla kaçışıdır kendi benliğine. içinin dolup taştığı, tüm cesaretini toplayıp kendinle yüzleşmenin vakti geldiğinde, çıkar karşınıza ansızın. o anda gerçek sevgiliye kavuşma mutluluğu ile sarılırsın sevdiceğine bırakılma şüphesi olmadan, yitip gidenleri unutarak, haketmeyenlere adadığın yaşamını gerçek sahibine teslim ederek...

sorgulayıp, yaftalayanların, dışlayıp ötekileştirenlerin, beğenmeyip dudak bükenlerin, haddinden fazla değer bulan ucuz hayatların, bir hiç olduğunun bile farkında olmayanların dünyasından, insanı çekip alır ve olduğun gibi kabul eder seni yalnızlığın; yargılamaksızın.... 

hüzün vardır onunla ama yelken açarsın yalnızlığınla mavi sulara tek başına. her seferinde zor gelse de zamanla alışırsın parçan olur, yüzleşirsin tüm korkularınla, işte gerçek cesarettir herşeyi göze alarak ömrünün sonuna kadar yaşamaya mahkum etmek kendini yalnızlığınla, korkaklıklarından bu durum bünyelerine fazlasıyla ağır geldiğinden, gerçekle yüzleşememelerinden, yalnızlıktan hoşlanmadıklarından size öyle olmadığını, yanlış yaptığınızı söyleyenlere rağmen... 

ve her yalnızlıkta aşk vardır, her aşkta yalnızlık olduğu gibi. bir zaman sonra farkında olmadan, aşkla bağlanırsın yalnızlığa zaten dünyadaki bütün umutsuz aşkların da acımadan yalnızlığa mahkum etmişken seni, celladına aşık olan kurban misali, suçluyu da oynarsın kendi yalnızlığında, unutulan masumiyetinin üzüntüsüyle... her unutulmanın ve terkedilişin ardından söylenirsin kendi kendine "yalnızlığım, bir daha asla unutmayacağım seni" dersin ama yine de unutursun gerçek dostunu, o seni hiç unutmasa da.

ne yalnızlık terkeder seni ne de aşk, öyleki her aşkta müsait ilk yerde yalnızlığınla buluşurken, her yalnızlık da seni aşka götürecek ilk gönüllüdür her zaman. "ama biz..." diye başlayıp senin sevgine bir gram bile inancı olmayan, "yapamayız, olmaz" diye devam eden dünyanın en kısır, sahibinin bile sebeplerini açıklamaktan aciz cümlelerine maruz kalmaktansa, hayatım boyunca sadık yalnızlığıma mahkum olarak yaşamayı yeğlerim. ne o terkeder beni ne de ben onu. illa aşk da gerekirse, kendi yalnızlığıma aşkla bağlanırım diğerinde ağır hasarlı hayata devam etmektense...