kürk mantolu madonna
15:34

kürk mantolu madonna


biz hiç tanımadan bile çok rahat bir şekilde insanlar hakkında konuşurken, sus artık, bana ve onların hayatlarına ahkam kesme diye seslenen bir şaheser. oysa insan zaaflarına yeniliyor ve birşeyler söylemek istiyor. o kadar derin ki; herkes baktığı yerde bambaşka birşeyi görüyor. raif bey,bana a hunchback boy tablosunu çağrıştırıyor. kambur u anımsatan bir adam; o derece ürkek, o derece güvensiz ama bazılarına nasıl da sevilesi gözlerle bakan ve bazılarının ona bakarken içi giden bir kambur. 

raif bey, yirmi dört sene boyunca dantel gibi işlenmiş bir yalnızlığı taşıyor ve sonrasında kısa bir ara, sonra tekrar başlıyor yalnızlığa. bir insana ihtiyaç duymamış, bunun anlamını yaşayarak öğrenmiş. hayatında kimseyi aramıyor iken, biri olsun diye asla uğraşmıyor ama onu buluyor. yaşadığı, hayal ettiği tüm güzellikleri onda yaşatıyor. bu ne hastalıklı bir aşktır, ne de platonik. 
mazisi ağır çeken bir adamın iticiliğinden uzak, masum bir ilk aşk yaşayan adamın derinliğinde gider gelir bu aşk. diğer insanların sesleri yalnızca gürültüdür çünkü onun sesi her şeye yeter. tıpki tek bir yıldızın yokluğunun, bir kervanı tepetaklak etmesi gibi.

crash filminin yönetmeni de bir konuşmasında; çarpışıp duruyoruz, birbirimize dokunmaktan bu kadar çok korktuğumuz için demişti. bu kitapta yıllarca önce dile getirilmiş bu gerçek. savaşın seslerinin duyulduğu bir zamanda, tüm griliğe inat kırmızı bir cümledir raif ve maria. onları eleştirmek gibi övmek de, yaşadıklarını anlamdırmaya çalışmak da bir zavallılık gibi geliyor insana. bir sayfada biri diğerine şöyle sesleniyor:

"şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum! bu eksik sana değil, bana ait...bende inanmak noksanmış...beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana aşık olmadığımı zannediyormuşum..bunu şimdi anlıyorum.demek ki insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar...ama şimdi inanıyorum...sen beni inandırdın...seni seviyorum..." diyor.

diğeri ise yıllar sonra:
"bir insan bir insana herhalde yeterdi" diyor... yetip yetmeyeceğini hiç düşünmemiş bile. diğerleri o kadar önemsiz ki. oysa biz ne öğrenmiştik: bu çağda asla tek kişi yetmez! hiçkimse de yetecek kadar etmiyor zaten. 
üstünde yazdıkça insanın battığı bir kitap bu. ..ve okurken, böyle değerli bir yazarı nasıl bir yazgıyla harcadığımızı düşündükçe çok acı duyuyor insan..